Buradasınız: HomeARŞİVHAYY'DAN GELEN HU'YA GİDER / MİNE ÖRS

HAYY'DAN GELEN HU'YA GİDER / MİNE ÖRS

HAYY'dan gelen HU'ya gider...

Yazının resminde, insanın, yaratıcısı ile bağlantısının güzel bir anlatımıdır. Yaratıcı kelimesinin yerine, inancımıza göre uygun kelimeyi seçmek mümkündür; Allah, Elohim, Tanrı... Temiz bir kalpte ikilik yoktur, Tevhid her şeyi birler, tüm yollar O’na çıkar.

Kur’an’ da da anlatıldığı şekliyle, bize verilen hayat, Hayy (gerçek hayat sahibi) esması yoluyla Yaradan'ın bize tenezzülüdür, Bedenimiz bu ilahi nefesle can bulur. Üflenen bu nefes, ilahi / nurani olan parçamızdır, bedenli var oluşumuz sona erene kadar da tepe çakramızdan bize sürekli akar. İbranice alfabede Alef, Arapça alfabede Elif harfiyle temsil edilen bu ilahi nefes, hava elementinin kökenine de işaret eder.

Tepe çakrasından aşağıda yerleşen, alın bölgesine denk gelen Khaf harfi pineal bez (epifiz) ile alakalıdır, Yaradan varlığını hissetmemize yarayan sezgisel bağlantıyı anlatır, aynı zamanda 3.göz çakrasıdır. Khaf harfi, şekli itibariyle yan duran bir kap biçimindedir, aşağı inişte ilahi nefesin bir bedene girişini, formlaşmayı anlatır, tüm varoluşu içinde barındıran ilahi nefesin bedene doğru formlaşmasına dikkat çeker. Khaf harfi Terazi burcuyla da ilişkilidir çünkü, tekamül yolunda yukarı çıkarken bu noktaya tekrar gelebilmemiz, kişiliğimiz eğitmemize, egomuzu biçimlendirmemize, tevazu göstermeyi öğrenmemize bağlıdır ve bunun için bize aynalık yapacak ilişkilere ihtiyaç duyarız.

O’ndan olan ve bize nefesiyle aktarılan parçamızın (Ruh) temsili ikametgahı kalptir. Resmin yan taraflarının yazıyla sağ ve sol olarak ifade edilmesi, eril ve dişil enerjinin çalışma prensibine işaret eder. Yukarıdan akan ruhun enerjisi, sol sütuna doğru hareketle formlaşır, ruh ile kalp arasındaki bağlantının bir sarkaç gibi gösterilmesinin sebebi budur. Bu yüzdendir ki ruh, bedende kalp ile temsil edilir.

Kalbin özelliği bedenin merkezinde oluşudur, gövdemizi düşünürsek neredeyse ortadadır. Boyut olarak düşünürsek doğu-batı, kuzey-güney, yukarı-aşağı kelimeleriyle ifade edilen 6 yönün kesişme noktasıdır. Bedende kalp ile ifade edilen, eşya aleminde Kabe ile, kozmik sistemde güneş ile temsil edilir.

Bedende daha aşağıda bizi hayatta ve dünya bilincinde tutan, yaşamın devamlılığını sağlayan, ancak Yaradan ile bağlantımızı en az düzeyde hissedebildiğimiz nefs bulunur. Burası, bilinçaltını da içine alan beden bilincidir, kozmolojide Ay ile temsil edilir: Bu yüzden, dünyevi hayatın başlangıcını ifade eden doğumla da ilişkilidir.

Yukarıdan aşağıya doğru indikçe ilahi olandan uzaklaşması sebebiyle bilincimiz iyice düşer, ancak yaşamda yol alırken öğrendiklerimiz yoluyla yüzümüzü yukarı çevirdiğimizde bilincimiz yükselmeye başlar ve adı tekamül olur. Tekamül, beden bilincini aşıp, ruhumuzun bilincine ve oradan da Birlik/Tevhid bilincine ulaşma macerasının, yani bize verilen hayat yolculuğunun amacıdır.

Birlik bilinci Hu (Allah’a kavuşmak, maksada ulaşmak) esmasıdır, o yüzden "HAYY’dan gelen HU’ya gider" ve O’na döndürülürüz.

Mine ÖRS

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn
primi sui motori con e-max

Sosyal Medya

Yazı Takvimi

« October 2017 »
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
            1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 31          

REVOLUTIONARYFIRE

Kendimden bile hala sakladığım hangi devrimlere sahibim ?