Buradasınız: HomeARŞİVBİR HALLER OLUYOR / DAMLA SELİN TOMRU

BİR HALLER OLUYOR / DAMLA SELİN TOMRU

 
2012 yılından bu yana nelerin değiştiğini, nelerin hangi hızda değiştiğini düşündünüz mü hiç? Adeta lunaparklardaki hız trenleri misali inişler ve çıkışlar yaşıyor bunların arasında nefeslenmeye fırsat bulamıyoruz. Peki ama neden?
 
Hiç umulmadık yerlerde ve anlarda “enerjimiz uymadı, frekansımız uyuşmadı, beni aşağı çekti” cümleleri şakayla karışık “evrene mesaj gönderme” yöntemi konuşulur oldu. Hatta en çok paylaşılan karikatürler bile kişisel gelişim ve spiritüaliteyi hedefliyor. Hava durumu tahminlerinden çok astrolojik yorumları konuşur olduk. Elbette dualite burada da iş başında, bir yanda özüyle sözüyle bir olanlar, diğer yanda ise giderek daha çok ilgi gören bir alandan rant sağlamaya çalışanlar var.
 
Korkularımızdan kaçamıyoruz, bırakın kaçmayı onları öteleyemiyoruz bile. Korktuğumuz her şey çoğu zaman yıllarca aylarca isteyip var ettiklerimize inat hızla geliyor önümüze. 
 
Global düzleme bakacak olursanız bir yanda birlik enerjisini açığa çıkarmaya çalışan başkanlar, diğer yanda dualiteyi güçlendirenler zirvelerde buluşuyor. Bilimadamlarından kanallıkla yıllar önce gelen bilgileri destekleyen buluşlar gelirken, tüm din tarihini baştan yazdıracak Göbeklitepe nedense ziyarete kapatılıyor. 
 
Doğa Ana da bu durumda sabit kalacak değil ya. Yazın kışı, kışın yazı yaşatarak, silkelenip yenilenerek bu enerjilere ayak uyduruyor. Peki ama bu haller neden oluyor?
 
Hatırlar mısınız? Çok değil 5 yıl önce Işık Çağı’nın başladığı müjdelenmişti bizlere. Artık üçüncü boyuttan beşinci boyuta yükselecektik. Her şey ışık ve sevgi oldu olacaktı. Kimileri aramızdan ayrılacaktı, büyük yıkımlar da yaşanabilirdi. Bu 5 yılı yaşarken, bazıları Işık Çağı’nın başlamadığını bunun bir palavra olduğunu söylediler. Oysa Işık Çağı çoktan başlamıştı. Son yıllarda yaşadıklarınıza şöyle bir bakın. Eskiden yediğinizin, içtiğinizin ayrı gitmediği kişiler neredeler? Başka bir yerde mi yaşıyorsunuz artık? Siz eski siz değil misiniz? Etrafınızda “Akışına bırak, ilahi olanın bir bildiği var” gibi cümleler daha çok kurulur oldu mu? Düşünceleriniz çok daha hızlı mı gerçekleşiyor, karmalar çok daha çabuk mu dengeleniyor? Sanki artık gün 12 saat, hafta 4 gün, yıl 25 hafta gibi mi geçiyor?
 
Bu soruların bir çoğuna cevabınız evet ise, siz de beşinci boyutu fark edebilenlerdensiniz demektir. Peki beşinci boyuta geçince ne oluyor? Başımız göğe mi eriyor? Bir anlamda evet. Üçüncü boyut zihin ve duyguların hakim olduğu boyuttur. Dördüncü boyut ruhun fark edilmeye başlandığı geçiş evresini oluşturur. Beşinci boyutta ise ruh artık dizginleri ele almaya başlamıştır. Bu yaşamdaki görevlerini, amaçlarını daha net bir şekilde bilir ve bunlar doğrultusunda adım atmaya, kendini ve çevresini şekillendirmeye başlar. Dolayısıyla bazı durumlar kocaman kocaman puntolarla karşımıza çıkar, o kadar maskesiz ve nettir ki gözlerimiz kamaşır.
 
İşte bu nedenle de ruh, dünyaya yaşam enerjisi üfleyerek kendisi için uygun olan gerçeklikleri yaratmaya başlar. Üçüncü boyutta yolumuzu bulmak, bizden yüksek bilince sahip enerjilerin yardımına ve yönlendirmesine ihtiyaç duyuyorduk. Beşinci boyutta ise artık özümüzden gelen yönlendirmelerle kendi adımlarımızı atabiliyor, ruhumuzun ihtiyaç duyduğu gerçeklikleri yaratabiliyoruz. Beşinci boyuta alışmaya başladıkça özümüzle aramızda olan bağ daha güçlenecek, bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz bir takım yetenekleri yavaş yavaş kullanabiliyor olacağız.
 
Adeta bir simyacı misali hayatımızdaki düşük titreşimli durumları bir ve bütünün hayrına olacak şekilde değiştirebileceğiz. Elbette ruhun yolculuğu çok uzun, beşinci boyuttan sonra bizi diğer boyutlar bekliyor olacak. Ancak mucizelerle ve yaratımlarla dolu bu boyutun tadını çıkarmak şimdi bizim elimizde.
 
Gidenleri sevgiyle uğurlayıp, bizi destekleyecek, yükseltecek yeni misafirleri neşeyle karşılayacağımız, mucizelerle dolu deneyimler yaşayacağımız bir yolculuk olsun.
 
Damla Selin Tomru

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn
primi sui motori con e-max

Sosyal Medya

Yazı Takvimi

« October 2017 »
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
            1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 31          

REVOLUTIONARYFIRE

Kendimden bile hala sakladığım hangi devrimlere sahibim ?