Buradasınız: HomeARŞİVTUTUNMAK VE BIRAKMAK / GAMZE SAĞIROĞLU

TUTUNMAK VE BIRAKMAK / GAMZE SAĞIROĞLU

Hayatı bir dram gibi yaşamak yerine olduğu gibi yaşa... Dramına tutunursan olduğun yerde kalırsın. İlerleyemezsin.

Hayat her zaman kolay olmayabilir. Evet haklısın zaman zaman varlığımızı inciten seçimler yaparız veya işler hesapladığımız gibi gitmeyebilir. Seçtiklerimiz bizi bırakabilir, kaybettiklerimiz olabilir hatta hayat elimizden sahip olduğumuzu sandığımız şeyleri alabilir.

Kim olursan ol hayat, dalgalanan bir deniz gibi kendi içimizde olan biteni , bize göstermek istediklerini sahnelemek için elinden geleni yapar. Ve her ne oluyorsa ardından hayatımıza doğan eşsiz bir güneş vardır her zaman... Sabır ve gayret her şeyi çözer.

Ne var ki tüm bunları yaşarken kendini kurban görmekten, suçlamaktan, acıya tutunmaktan, dramına sığınarak masumiyet ile üzerini örttüğün kibrinden vazgeçmelisin. Böyle davranarak kendine acımaktan başka bir şey eline geçmez.

Yaşam her türlü hali ile devam eder ve olan da olmaya... Dirençli olduklarını, perdeli algımızla yorumladıklarını, küskünlüklerini, sınırlayan kararlarını, inandığın sınırlı gerçeklikleri bir kenara bırakıp yaratıcı ile, sevgi ile sezgi ile bağlantını güçlendirebilirsin.

Şifayı da, ilerlemeyi de, sebepleri de kendi içinde kendine şefkatle yaklaşarak bulabilirsin.

Kaçtığımız her şey yanı başımızda bekler. Ve bir gün tüm heybetiyle önümüze dikilir. İstediğin kadar kaçabilirsin. İçine dönüp bakmadıysan, kaçış planı aynı noktaya döner. Hüsrana...

Hatırla, aradığın her ne olursa olsun amacın kendini çözmektir. Diğer her şey birer bahanedir. Kabul edilmesi kolay olmasa da ortada senden başkası yok. Bir gün cesur bir ruhsal savaşçı gibi kendinle yüzleşirsen bunu tüm açıklığı ile görebilirsin.

Kaçışlar, tutunmalar, bağımlılıklar, isyanlar her ne ise... Bunların hayatını yönetmesine bir son ver. Sır, tüm hücrelerine işleyen ve an be an akan bir kaynak iken, onu bulmak için baktığı yer en son kendisi olur insanın... Unuttuğundan, unutturulduğundan... 
Sen bunu hatırlayabilirsin.

Bu yüzden asırlardır acıdan kaçan dünya, ilkel iç güdülerin, şehvetin, paranın peşinde, sevgiden, huzurdan uzaklaşıp kendini yok etmeye çalışırken, diğer yanda acıyı pusula gibi, şifaya giden bir vesile gören, görünmeyenin görünen her şeyin hakimi olduğuna erenler, yaşayanın da, yaşatanın da bir olduğunu ve yarasının yegane şifasını gönülde keşfedenler "Kendini Bil" derler.

Bugüne kadar kendine taktığın, yakıştırdığın, tutuklu kaldığın her şeyin ötesine geçtiğinde "Sen kimsin?"

Marifet, işler yolunda gitmediğinde alınganlık yapıp hayata sırtını dönmek değil, her şeye rağmen kendini onurlandırıp tüm yaşadıklarına razı gelerek, yeni bir güçle hayata akmaktır. Şefkat ve anlayış ile...

Sert fırtınalara rağmen nehir akmaya devam eder. Çer çöp kir içinde kalsa da aktıkça temizlenir yeniden berraklaşır değil mi?

Bağışlamanın gücü o an tüm hakikati ile hayatına doğar.

Kıymetini bil...

Sevgiyle, 2 Ağustos 2017 , Gamze Sağıroğlu

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn
primi sui motori con e-max

Sosyal Medya

Yazı Takvimi

« October 2017 »
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
            1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 31          

REVOLUTIONARYFIRE

Kendimden bile hala sakladığım hangi devrimlere sahibim ?