Buradasınız: HomeARŞİVHAARP VE SORU İŞARETLERİ / PETEK KİTAMURA

HAARP VE SORU İŞARETLERİ / PETEK KİTAMURA

İstanbul'da son 2 haftada 2 kez tekrarlayan aşırı yağış, fırtına, dolu, Bodrum'da olan deprem size normal mi görünüyor? Bence hiç değil. Küresel ısınma falan da değil bu. Neden mi? Sanki belli bir yere bomba atar gibi yalnız ve tam şehrin üstünde ve çevresinde oluyor olup bitenler. Uzaktan kirli eller mi işin içinde acaba? Bu yalnız bir başlangıç mi? HAARP denen şey ne? Okuyalım bakalım...

HAARP öylesine bir güç haline gelebilir ki, elinde tutan dünyanın tartışmasız hakimi olur. Yüksek Frekanslı Etkin Güneşsel Araştırma Programı (İngilizce: High Frequency Active Auroral Research Program) veya kısaca HAARP, elektromanyetik teknoloji geliştirme programı.

Bu teknoloji, çok küçük sinyallerle çok büyük enerjileri kontrol etme mantığı üzerine kurulu. HAARP; Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Alaska Üniversitesi tarafından ortak yürütülen, iyonosferin özelliklerini ve davranışlarını araştırmak üzere Alaska’da 1997 yılında devreye giren ve halen sürmekte olan bir çalışma.

Bu, Dünyanın en büyük kısa dalga yayın programına, bugün 14 Üniversite, yayın alanının planlanması ve kurulmasında iştirak etmiş halde. HAARP yalnız Alaska’daki büyük tesis ile sınırlı değil: Norveç (EISCAT Projesi), Spitzbergen, eski bir enstallasyon olan Fairbanks (Alaska) ve Arecibo/Puerto Rico. Ayrıca Rusya'da Nischni Nowgoorod yakınlarındaki Suro Projesi de HAARP kapsamında.

Bu fikir, ilk kez Sırp asıllı ABD’li bilim adamı Nikola Tesla tarafından ortaya atıldı. Bu projenin hayata geçirilmemesi için birçok ülkede kampanyalar yürütüldü. Çünkü HAARP projesi iklim kontrol ve yapay deprem silahı olarak kullanılabilme iddialarından dolayı çok tartışmalı bir konu. HAARP, Pentagon’un kontrolünde ve ABD ordusunun hizmetinde olan en önemli proje. İşte bu sebeple ABD’de 2010-2011 yılının en fazla sansürlenen 25 haberi sıralamasında HAARP 9. sırada yer almakta.

Alaska’daki HAARP merkezinde şu anda, yüksek frekansta radyo sinyali yayınlayabilen toplam 180 adet anten bulunmakta. Bu antenler vasıtasıyla 3.5 megavat gücünde ve 10 MgHz boyundaki dalgalar iyonesfere gönderilebiliyor. Bunların yanı sıra, çok yüksek frekanstaki sinyallerle ilgili çalışmalarda kullanılacak bir radarın yapılması da planlanmış durumda.

1986 yılında ÇERNOBİL nükleer kazası meydana geldi. RUSYA’nın HAARP tesisleri Çernobil’in 50 km kuzeyinde bulunuyordu. Kazada bölge kullanılamaz hale gelerek kapatılmak zorunda kaldı ve tesis çürümeye terk edildi. Şu an halen bölge kapalı ve giriş çıkış yasak… Çernobil Nükleer Santrali de işte bu HAARP tesislerinin enerji ihtiyacını karşılamak amacı ile yapılmış bir santraldir. HAARP sistemleri çok fazla enerjiye ihtiyaç duyduğu için Ruslar ancak bir nükleer santral ile bunu sağlama yoluna gitmişlerdi.

Projenin karşıtlarından biri olan, ünlü jeofizikçilerden Prof.Gordon J.F.MacDonald’e göre, elektromanyetik teknoloji ile bakın neler yapabilirsiniz:
İklimleri değiştirebilir, Kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir, Ozon tabakası ile oynayabilir, Deprem yaratabilir, Okyanus dalgalarını kontrol edebilir, Dünyanın enerji alanları ile oynayarak, insan beynini kontrol altına alabilir, Radyasyon yaymayan termonükleer patlama oluşturabilirsiniz.Bunlar yapılabileceklerin sadece bir kısmı.

HAARP, belirli bir alan üzerine, güneşten bin misli daha kuvvetli enerji gönderebilme kabiliyetine sahip. Uzmanlara göre, bu yapay ışınların yeryüzünden 600 km. yüksekte yansıtılarak dünyanın herhangi bir bölgesine yönlendirilmesi durumunda HAARP, bölgede mikrodalga fırın etkisi yaratıyor.

HAARP Projesinde, iyonosferin transistör etkisinden istifade ediliyor. HAARP vericisi ile iyonosfere 100 milyar watt enerji göndererek, nispeten düşük bir güç ile, devasa bir enerji çığı gerçekleştirmek mümkün!

İyonosfer tabakası, tüm dünyaya kenetlenmiş bir dev kondansötör plakası (kapasitör) gibi uzanıyor. Eğer iyonosfer üzerine yüksek frekanslı dalgaların etki yapmasını sağlayarak, oradaki global uzanan iyonosfer plakasını şarj konumuna getirirseniz, akıl almaz bir enerji topu (silahı) inşa edebilirsiniz. Hava sahasına enerji vererek, bu alan içerisinde, tüm elektroniği imha edebilir, hatta (sihirli bir el tarafından ) şiddetli gök gürlemeleri (patlamalar) üretebilirsiniz.

HAARP’in bir başka kullanım amacı olan “insan beyninin kontrol altına alınması” ise, hava katmanlarında yük yapısını değiştirerek, hava modifikasyonu sağlanması yoluyla gerçekleşiyor. Bu method ile insan bilincini etkilemek mümkün olabilmekte. Vericinin yüksek frekanslı dalgalarını bir taşıyıcı olarak kullanarak, düşük frekanslı titreşimlerle modüle edip insan beynini etkileyebiliyorsunuz. İnsan beyninin tepki göstereceği bir titreşim deseni kullanırsanız, telepatide olduğu gibi bilgi iletimi bile yapabilirsiniz.

Bilimsel veriler gösteriyor ki: Modern “Harp” Teknolojisi “HAARP” projesi faaliyete geçtiği günden bu yana, dünyanın değişik bölgelerinde iklim anomalileri gözlenmeye başlandı. Kar yağması gereken yerleri güneş kavururken, Afrika’da kar yağışları gözlenmekte. Bu tuhaf olgular genelde küresel ısınmaya fatura ediliyor. Ama Pentagon’da çok iyi biliyor ki bu anomalilerin asıl sebebi, HAARP sistemi.

Yani olay keşke birkaç bin ağaç kesilmiş, her yer beton yığını binalarla dolmuş, oto yollar yapılmış kadar basit olsa. Ayrıca bu olağan üstü olaylar yalnız bizim ülkemizde de olmuyor. Japonya'da da şimdiye kadar hiç görülmemiş tabiat olayları son yıllarda bolca mevcut.

Hayırlısı diyelim, elden gelen birşey yok. Atlantis'i de koca kıtayı, bir gecede bu kötü adamlar, kara enerji batırmadı mı?

Petek Kitamura

www.petekkitamura.com

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn
primi sui motori con e-max

Sosyal Medya

Yazı Takvimi

« October 2017 »
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
            1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 31          

REVOLUTIONARYFIRE

Kendimden bile hala sakladığım hangi devrimlere sahibim ?